

Su ve Sağlik
a. Yaşam İ çin Su:
Vücudun suya olan ihtiyaci, besine duydugu ihtiyaçtan çok daha fazladir. Insan hiçbir gida yemeden 8 haftaya kadar yasayabildigi halde su içmeksizin 1 haftadan daha fazla yasayamaz. Yüzde 55 ile 75'i sudan olusan vücudumuzdan günde, terleme, solunum benzeri aktivitelerle 2-3 litre su kaybederiz. Suyun yasamsal önemini ortaya koyan vücuttaki fonksiyonlari söyle siralanabilir:
-
Karbonhidrat, protein, vitamin, mineral gibi besin ögelerinin, vücudun en uç noktalarina kadar tasinarak, tüm hücrelerin beslenmesi ve yasamini sürdürmesine olanak saglamak.
-
Hücrelerde olusan artik maddelerin böbreklere tasinip, vücut disina atilimina yardimci olmak,
-
Bagirsaklarda biriken artik maddelerin, vücut disina atilimina yardimci olmak,
-
Eklemlerimizi kayganlastirmak,
-
Gözlere, agza, burna nemlilik saglamak,
-
Derinin nemini kontrol etmek.
-
Kanimizin yeterli hacimde olmasini saglamak,
-
Vücudumuzun isisini düzenlemek,
-
Soguk havalarda isiyi izole etmek,
-
Ilaç kullaniyorsak, ilacin gerekli yerlere tasinmasini saglamak, ilaçtan olusan artik maddelerin vücuttan atilimina yardimci olmak
Bebeklerin Ve Çocukların Su İhtiyaci
Anne sütü alan bebeklerde sicak havalarda, ishal olustugunda veya tekrarlayan kusma durumlarinda ek olarak su vermek gereklidir. Bebek mamalari kullaniliyorsa bebege mutlaka ek su vermek gerekir. Öte yandan annenin mama hazirlarken kullanacagi su miktarina iliskin uzman önerilerine özen göstermesi büyük önem tasir.
-
Susayan bebekler tipki karni acikan bebekler gibi tepki verirler. Bu nedenleanneler bazen bebegin suya ihtiyaci varken, süt veya mama sunarlar. Çocuk verilen besini yiyebilir, ancak susuzlugu daha da artmis olur. Anneleri, aglama durumlarinda bebegin su ihtiyacinin artmis olabilecegini dikkate almali ve susuzluk hissi dinene kadar su vermeyi sürdürmelidir.
-
Bebegin böbrekleri idrari yeterince yogun hale getiremedigi için vücutta olusan artik maddeleri atmak için daha çok su kullanir. Bu durum bebege kati besinler verilmeye basladiktan sonra su eksikligi olusma riskini daha da artirir. Bebeklere ek besin vermeye baslanildiginda mutlaka su da verilmelidir.
-
Su yetiskinlerde vücut agirliginin yüzde 50-60'ini olusturur. Bu oran normal zamanda dogmus bebeklerde yüzde 70'e, erken dogmus bebeklerde yüzde 80'e kadar ulasir. Yetiskinlere oranla çocugun vücudundaki fazla su, hücreler arasinda ve dolasim sisteminde bulunur. Su terleme, ishal, kusma ve idrarla çok daha kolay kaybedilir. Kaybedilen suyun yerine konulmamasi çocugun yasamini tehdit edebilir.
Yaşlılar ve Su
Insan yasam evreleri arasinda en az suyu, yaslilik döneminde içer. Çünkü, insan beyninin yaslandikça, susuzluk sinyallerini gönderme orani azalir, hatta tümüyle körelir ve yasli kisilerin aklina su içmek gelmedigi için su içmezler. Yutma yetenekleri bozuldugundan yeterli sivi alamazlar. Hareket güçlügü, idrar yapmada zorluklar yaslilari, “daha az tuvalete gitmek için daha az sivi almaya” yöneltir.
Oysa yaslilik döneminde suyun yasamsal önemi büyüktür:
-
Yaslilik döneminde ilaç kullanimi artar ve ilaçlarin büyük bölümünde vücuttan su çikisini artirici yan etkiler vardir.
-
Yasli kisiler, daha az hareket ettikleri, vücut kompozisyonlari degisip metabolizmalari yavasladigi için daha az kaloriye ihtiyaç duyarlar.
-
Yasin ilerlemesiyle birlikte böbreklerin idrari konsantre etme yetenegi azalir ve sivi kaybi daha da artar.
-
Vücutta su dengesinin korunmasina yardimci olan hormonlarin yapimi azalir veya böbregin bu hormonlara cevabi bozulur.
Yaslilar basit bir nedenden, su içmemekten dolayi hastaneye yatacak duruma bile gelebilirler. Vücudun ihtiyaç duydugu oranda sivi alinmamasi halinde ortaya su sonuçlar çikabilir:
-
Ölüm
-
Sindirim sistemi bozukluklari ve bagirsaklarda sikisma,

-
Zihinsel performansta bozulma,
-
Bas agrisi
-
Deride kuruma,
-
Beden hareketlerinde azalma ve bozulma
-
Uyku sonrasi sersemlik hali.
Sporcularin Su Ihtiyacı
Kaslarin %70'i sudur. Hareket için gerekli olan enerjinin olusumu, suyun bu denli yogun oldugu bir ortamda gerçeklesir. Su eksikliginde kaslar tam verimle çalisamazlar.
Egzersiz ve yogun antrenmanlar öncesi, sirasi ve sonrasinda, sporcular susamayi beklemeden uzmanlarca önerilen miktarda su/sivi içmelidir. Hareket kaslarda isiyi artirir. Bu esnada vücudu sogutmanin en etkin yolu terlemedir. Ancak terle birlikte vücuttan önemli miktarda su kaybi olur ve su eksikligi olusur. Su kaybi saatte 1-3 litreye ulasabilir. Bu kayip acilen yerine konmalidir. Aksi takdirde terleme zorlasir, kisi güçten düser ve egzersize devam etmek istemez.
Su eksikligi vücuttan isinin uzaklastirilamamasina bagli olarak sicak bitkinligi ve sicak çarpmasi belirtileriyle giderek siddetlenir. Sicak bitkinliginde bas dönmesi, sersemlik, bulanti, bas agrisi hissedilirken, sicak çarpmasinda vücut sicakligi artar, deride kuruma ve bilinç kaybi ortaya çikar.
Bunu önlemenin en önemli yolu sporcularin yarisma öncesi, yarisma süresince ve sonrasinda sivi tüketmeleridir.
Sporcularin antrenman veya maç sonrasinda idrarlari açik sari renkteyse sivi düzeyleri yeterlidir. Ancak koyu renkte ve az miktardaysa sivi düzeyleri azalmistir. Bunun bir diger kontrol yöntemi antrenman (maç) öncesi ve sonrasinda vücut agirliginin tartilmasidir. Antrenman öncesiyle sonrasi arasinda olusan kilo kaybinin en az ayni miktarda sivi tüketerek yerine konulmasi performans açisindan son derece önemlidir.
Yolculuk Ve Su
Uçak yolculugu, dag tirmanislari gibi yüksek rakimlara çikildikça, vücudun su kayip orani artar. Ayrica uçakta fark edilmese de ortamin nemi de düsüktür. Yolculukta vücudun kaybettigi suyu hizla geri kazanabilmek için, su veya limonla tatlandirilmis sicak su içmek gerekir.
b. Vücutta Su Eksikligi:
Günlük su kaybi
Insan vücudu gün boyunca sürekli su kaybeder. Günlük kayip miktari ortalama 2.5 litre (200 ml'lik bir su bardagiyla hesaplandiginda, 12-13 su bardagi) kadardir. Su kaybinin yollari ve miktari söyledir:
-
Idrarla su kaybi 1- 1.5 litre ( 5-7 su bardagi)
-
Solunumla su kaybi 350 ml (yaklasik 2 su bardagi)

-
Terlemeyle su kaybi 0.5-1 litre (3-5 su bardagi)
-
Diski ile su kaybi 180 ml (yaklasik 1 su bardagi)
Kaybedilen su, diger içecekler, kati besinler ve besin ögelerinin vücutta yanmasindan olusan su ile yerine konmaya çalisilir. Insanlar yedikleri kati gidalardan gün boyunca 3-4 su bardagi kadar su alirlar. Besinlerin vücutta yanmasi sirasinda ise yaklasik 1 su bardagi kadar su olusur. Su ve diger içecekler kalan su ihtiyacinin karsilanmasina yardimci olurlar. Yasamsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için su kaybinin gün içinde mutlaka yeniden yerine konmasi gerekir.
Su eksikliginin sinyalleri
Vücut su eksikligi yasadigini su sinyallerle isaret eder:
-
Bulanti
-
Kusma

-
Bas agrisi
-
Sürekli sicaklik hissi
-
Dudaklarda ve dilde kuruma hissi
-
Seyrek veya az idrara çikma ve idrar renginin koyulasmasi
-
Sersemlik
-
Deride kuruma
-
Kaslarda ve eklemlerde acima hissi
-
Vücutta kalori olusumunda yetersizlik
-
Sürekli sindirim sistemi sorunlari
-
Kas tonusun da azalma, sürekli yorgunluk, sersemlik hissi ve kas kramplari
Susamayi Beklemeyin
Vücudun suya ihtiyaç duydugunun sinyali olarak, “susuzluk hissini” almak büyük bir yanilgidir. Çünkü, insan beyni, vücudun su eksikligi yasadigini ne yazik ki yeteri ölçüde algilamaktan acizdir. Ayrica, insanlarda susama hissi, bir bardak suyla bile ortadan kalkar ve içtigimiz su bedenimizin suya doymasina yeterli olmayabilir.
Oysa hayvanlarda durum böyle degildir. Örnegin katirlar, yük tasirken kaybettikleri 18 litre suyu, 5-6 dakika araliksiz su içerek yerine koyar. Insanlar ise örnegin, 3,5 litre suyu terle kaybettiklerinde, duyduklari susuzluk hissini sadece 0,5 litre su içtiklerinde bile bastirabilirler. Eger su gereksiniminin bir göstergesi olarak sadece susama duygusu dikkate alinirsa yüzde 3,5'luk bir kaybin yerine konulmasi 12-24 saat gerektirebilir.
Vücudu Susuz Birakmamak Için Sunlari Unutmamak Gerekir:
-
Her zaman hissedilenden daha fazla suya ihtiyaç oldugu unutulmamali.
-
Bu ihtiyaç eger alkol, çay, kahve içme aliskanligi varsa daha da fazladir.
-
Alkol, çay, kahve benzeri içecekler de, bazi ilaçlar gibi böbreklerin daha çok su atmasina neden olurlar. Sonuçta vücudun su kaybi daha fazla olur.
-
Doktorlarin buna yönelik olarak önerisi alkol, çay, kahve içildiginde ekstradan bir onun kadar da su içilmesidir.
-
Vücuttan kaybedilen suyu yerine en kolay koyabilecek içecek sudur.
Su Ipuçlari
Agirliginizin yaridan fazlasini su olusturur ve bunu korumak, saglikli olmak için çok önemlidir. Çünkü vücudumuzdaki suyun her gün yaklasik 2,5 litresi terleme, soluma, sindirim sistemi atiklari gibi nedenlerle kayba ugrar. Bunu yerine koymak için daima en iyi seçim su içmektir.
-
Her yerde, her zaman su için...
-
Gün boyunca kendinize bol bol su molasi verin.
-
Yemege bir kase çorba ile baslayin. Yemek sirasinda en az bir bardak su veya içecek için.
-
Fiziksel aktiviteye su içerek baslayin, aktivitenizi su içerek sürdürün. Aktiviteniz bittiginde su içmeye devam edin.
-
Otomobilde, trende, uçakta kisaca tüm yolculuklarda yaninizda mutlaka en az bir sise su bulundurun.
Damak tadiniza uygun suyu seçin
Elbette ki suyun tadi çok önemlidir. Tat ne kadar iyi ise onu içmekten o kadar çok zevk alacaksiniz. Suyunuzun tadini hissedin! Suyunuzu seviyor musunuz? Bedeninizi dinleyin! Gerçekten yeterli su içiyor musunuz?
Daha çok su için! Zihniniz daha iyi çalissin
Beyninizin yaklasik yüzde 75'i sudur. Sicak, soguk havalarda vücuttan fazlaca su kaybetmek ve yeterince su içmemek zihinsel performansinizi düsürür. Su içerek bedeninizin suya doymasina ve beyninizin islevini en iyi sekilde yerine getirmesine yardimci olun.
Düsünün! Gerçekten yeterli su içiyor musunuz?
Daha çok su için! Günlük kalori ihtiyacinizi dengeleyin!
Su kalori vermeden midenizde doygunluk hissinin olusmasina yardimci olur. Böylece makarna, pilav, börek vb. yüksek kalorili yemeklere karsi daha iradeli olmanizi saglar. Ögünlerden önce ve ögünler sirasinda daha çok su içerseniz doygunluk hissinizi sürekli yenileyerek gereksiz kalori alimindan kaçinabilirsiniz.
Geçin aynanin karsisina ! Gerçekten yeterli su içiyor musunuz ?
c. Sagligi Korumada Su:
HASTALIKLAR VE SU
Agiz Sagligi ve Su
Su tüketimi yetersizligi, tükürük bezlerinin fonksiyonlarini bozmaktadir. Özellikle yasli bireylerde istahi etkilediginden, bu konu daha da önem tasimaktadir. Besin tüketimi zorlasmakta ve beslenmeye bagli sorunlar ortaya çikmasina zemin hazirlamaktadir. Tükürük salgisinin azalmasi, dis sagligini da olumsuz etkilemektedir.
Amebiazis
Entamoeba hystolytica adli parazitin neden oldugu bir hastaliktir. Gelismekte olan ülkelerde siklikla görülür. Su ve besinlerle bulasir. Belirtiler parazit alindiktan sonra 1-4 hafta içinde ortaya çikar. Mide agrisi ve kramplari, kanli diski, ates ile kendini gösterir. Nadiren de olsa karacigere yayilabilir. Su güvenliginin olmadigi yörelerde suyun kaynatilarak içilmesi, sise suyu tüketilmesi ya da gazli içecekler alinmasi önleyici olmasi bakimindan gereklidir. Bulasma bardak vs ile de olabileceginden bu ürünlerin kendi ambalajinda tüketilmesi yararli olacaktir. Kisisel hijyen kurallarina uyulmasi ve besinler için de ayni özenin gösterilmesi sarttir
Anemi/Kansizlik
Tüm dünyada yaygin olarak görülen aneminin ana nedeni demir eksikligidir. Demir eksikligi dünyada en yaygin olarak görülen beslenme eksikligi problemidir. Demirin eksik alinmasinin yaninda su kaynaklarinin güvenli olmayisi nedeniyle ortaya çikan enfeksiyon hastaliklari aneminin en önemli nedenini olusturur. Anemiye neden olan enfeksiyon hastaliklari sitma ve parazitlerdir. Anemide kirmizi kan hücreleri akcigerlerle alinan oksijeni vücut dokularina yeterince tasiyamaz. Buna bagli olarak fiziksel ve zihinsel performans düser. Anemiye en hassas gruplar bebekler, büyüme çagindaki çocuklar ve gençler, gebe kadinlar ve dogurganlik dönemi kadinlardir. Anemi hafif düzeydeyken belirtileri hissedilmeyebilir. Kansizlik ilerlediginde halsizlik, yorgunluk, uyku hali, deri renginde, dudaklarda, tirnaklarda solukluk ile kendini gösterir. Aneminin iki ana nedeni beslenme eksikligi ve enfeksiyonlardir. Enfeksiyon hastaliklari dünyada 300 ila bes yüz milyon insani etkilemektedir. 44 milyon hamile kadin ve 20 milyon insan kancali kurt, sistomiyazis enfeksiyonu tasimaktadir. Anemi asiri kan kaybina da bagli olabilir. Örnegin mide bagirsak enfeksiyonlari sirasinda kan kaybi ortaya çikar. Aneminin suyla iliskili en önemli nedenleri malnütrisyon ve sudan bulasan enfeksiyonlardir.
Gebe kadin anemik ise bebegin gelisimi bozulabilir. Zihinsel gelisimi gecikebilir. Anemi enfeksiyon hastaliklarina direnci düsürür.
Atesli Hastaliklar ve Su
Insan, vücut sicakligini 37 C koruyacak pek çok mekanizmaya sahiptir. Ancak atesli hastaliklarda bu denge bozulur ve sicaklik yükselir. 40 C'in üzerine çikarsa enzimler tahrip olur, ölüm ortaya çikabilir. 38 C'in üzerindeki her 1 C derecelik artis için en az 1-2 bardak daha fazla su içilmelidir. Çünkü vücuttan buharlasma ile su kaybi artmistir. Suyun bolca içilmesi atesin düsürülmesine ve böbreklerden atik maddelerin rahatça atilmasina yardim eder. Bu nedenle atesli hastaliklarda sik araliklarla ve sulu yiyecekler yenilmelidir. Su, komposto sulari, çorba, meyve sulari su ihtiyacinin karsilanmasina yardimci olurlar. Çocuklar atesin yan etkilerine daha hassastirlar. Atesli çocuklarda dehidrasyonun kolayca olusacagi unutulmamalidir.
Bagisiklik Sistemi ve Su
Bagisiklik sistemi beslenme (yetersiz kalori ve karbonhidrat alimi, vitamin ve minerallerin eksikligi veya fazlaligi), uykusuzluk, siddetli stres, asiri egzersizden olumsuz etkilenir. Sivi tüketiminin yetersiz olmasi ani su kayiplarinin yerine konmamasi da bu degisiklikleri uyaran en önemli faktörlerden birisidir. Bu durumda kanda stres hormonlari artar, solunum sisteminde özellikle burun ve tükürük salgilarinda koruyucu hücre sayilarinin ve mikroorganizmalari öldürücü özelliklerinin önemli düzeyde azaldigi gözlenmistir.
Böbrek Taslari ve Su
Günümüzde toplumun yüzde 12 ila 15'inde böbrek tasi sikayetleriyle karsilasilmaktadir. Böbrek tasi olusumunu etkileyebilecek risk faktörleri, yas, cinsiyet kalitimsal özellikler, is kosullari, cografi kosullar ve beslenme seklidir. Beslenme sekli içinde en etkili faktör sivi aliminin yetersizligidir. Sivi alimi yetersiz oldugunda idrar miktari azalir. Idrar miktari düsük olan toplumlarda böbrek sikayetleri daha çok görülmektedir. Çünkü yetersiz sivi alindiginda tas yapan maddelerin idrardaki yogunlugu artmaktadir. Günde 1 litreden daha az idrar yapan kisiler tas riskinin arttigini bilmelidirler. Eger sivi tüketimi artirilarak idrar miktari günde 2.5 litreye kadar çikarilabilirse böbrek tasi sikayeti olan kisilerde ilaç kullanmaksizin ve diyetlerinde baska bir degisiklik yapmaksizin yeniden tas olusumu önlenebilmektedir. Hipokrat, idrar yolunda tas sikayetlerinin azaltilmasi için hastalarina bol miktarda su içmelerini önermistir. Tas riski tasiyan kisiler her ögün, ögün aralari ve yatmadan önce en azindan birer bardak su içmelidirler. Içilen toplam su miktari kadar, su tüketiminin tüm güne yayilmasinin da önemli oldugu unutulmamalidir. Tas sikayeti olan kisiler sicak havalarda ve yogun egzersiz yaptiktan sonra sivi ve su tüketimini daha da artirmalidirlar
Giardiyazis
Giardia lamblia adli bir parazit nedeniyle ortaya çikan sindirim sistemi enfeksiyonu hastaligidir. Sik karsilasilir. Özellikle su temizliginin yeterli olmadigi yörelerde önemli bir problemdir. Bu parazit ince bagirsaklarda çogalir ve bagirsak hareketleriyle disariya atilir. Bu nedenle insan diskisi bulasmis sagliksiz sular ve tuvaletten sonra el yikamama, hastaligin en önemli bulasma yollaridir. Parazit vücuda girdikten 7-10 gün içersinde (bu süre bazen 4 haftaya uzar) hastalik ortaya çikar. Belirtileri ishal, yagli diski, karinda kramplar, siskinlik hissi, gaz, halsizlik ve kilo kaybidir. Bazi insanlar bu paraziti tasimalarina ragmen hastalik belirtisi göstermeyebilir, ancak diskilariyla hala baska insanlara bu hastaligi bulastirmaya devam ederler. Bu hastaligi önlemenin en iyi yolu kisisel temizlige dikkat etmek ve güvenli içme sularini seçmektir. Klorlamanin zaman zaman etkisiz kalabilecegi, karbon filtrelerin yapidan uzaklastiramadigi giardiyazis'i sudan ayristiran en önemli yöntem ters ozmozdur. Güvenli içme suyu bulunmadiginda, su kaynatilarak içilmelidir. Bagisiklik sistemi bozulmus olan hastalarda bu parazit önemli bir saglik sorunu yaratir.
Giardiyazis, Amerika'da son 15 yilda en sik görülen su kaynakli hastaliktir. Bu parazitle bulasmis olan sular hastalik için iyi bir kaynaktir.
Sürekli yolculuk edenler, yuva ve kreslerde bakilan çocuklar, dagcilar bu enfeksiyonla sik karsilasabilirler. Bu nedenle her zaman ters ozmoz gibi bu paraziti ayristiran bir yöntemle filtrasyon sürecinden geçirilmis güvenli sular tercih edilmelidir.
Infeksiyoz Hepatit (Sarilik)
Hepatit, karacigerin enfeksiyona neden olan veya enfeksiyon etmeni olmayan nedenlerle iltihaplanmasidir. Suyla geçerek hepatite neden olan iki virüs vardir. Bunlar, Hepatit A ve Hepatit E'dir. Hastalik ates, halsizlik, istah kaybi, bulanti, karinda rahatsizlik hissi ile baslar, birkaç gün içinde sarilik ortaya çikar. Bir iki haftadan, çok siddetli durumlarda birkaç aya kadar devam edebilir. Suyun güvenli olmadigi yörelerde önemli bir saglik problemi olarak ortaya çikar. Hepatitten korunmada su güvenligi büyük önem tasir.
Ishal
Tüm dünyada ölümlerin yüzde 4'ü ishalden kaynaklanir. Her yil 2.2 milyon kisi ishalden ölmektedir. Gelismekte olan ülkelerde bu rakamin çogunlugunu çocuklar olusturmaktadir. Sulu ve sik sik diskilamayla kendini gösteren ishal sindirim sisteminde bir enfeksiyon neticesinde ortaya çikar. Enfeksiyonun tipine bagli olarak diski çok sulu ya da kanli olabilir. Bakteri, virüs ve parazitlerle bulasmis su ishalin en önemli nedenidir. Ishal, güvenli içme ve kullanma suyunun kisitli oldugu ya da temizleme sistemlerinin yetersiz oldugu yörelerde ya da kisisel hijyene dikkat edilmediginde çok daha sik görülür. Insan diskilariyla kirlenmis olan sularla bulasabildigi gibi hayvan diskilariyla da bulasabilir. Kirli sularla sulanmis sebze ve meyveler, ishal etmeni olan mikroorganizmalar bulastirabilirler. Su temizligi ishalden korunmada en önemli etmendir.
Kanser ve Su
Toplumda tüketilen sivi miktari ile kanser görülme sikligi arasinda dogrudan bir baglanti oldugu çesitli çalismalarda gösterilmistir. Israil'de yapilan bir çalismada mesane, prostat, böbrek ve testis kanserli hastalar, saglikli kontrol bireyleriyle karsilastirildiginda çok daha az sivi tükettikleri bulunmustur. Hawaii'de yapilan bir çalismada mesane, böbrek ve idrar yolu kanser riskinin sivi alimi özellikle de su tüketimi ile ters iliski gösterdigi bulunmustur. Kadinlarda su tüketimi arttikça kolon kanseri görülme riski azalmaktadir. Günde 5 bardaktan daha fazla su içen kadinlarda 2 ve daha az su içen kadinlara göre kolon kanseri riskinin yüzde 45 daha düsük oldugu görülmüstür. Suyun gögüs kanseri riski ile de önemli bir iliskisi bulunmustur. Su içme aliskanligi olan kadinlarda gögüs kanseri riskinin daha düsük oldugu belirlenmistir. Sivi tüketiminin yetersiz olusu, hücre içindeki suyun azalmasina yol açtigindan kanser etkisi yapabilecek maddelerin hücrelerden uzaklastirilmasinin zorlasacagina dikkat çekilmektedir.
Kolera
Bagirsaklarda görülen akut bir enfeksiyon hastaligidir. Vibrio cholerae adli bir bakterinin yol açtigi bu hastalik agrisiz sulu bir ishal, bulanti ve kusmayla baslar. Beslenme bozuklugu olan kisilerde belirtiler çok daha agir seyreder. Hizla dehidrasyon ve tedavi edilmezse yüzde 50 oraninda ölüm görülür. Hizla ve yeterli bir tedavi ölüm oranini yüzde 1'in altina düsürür. 2000 yilinda 140 bin kolera vakasinin 5 bini ölümle sonuçlanmistir. Içme suyunun güvenli olmasi korunmak için en temel faktördür. Bunun disinda kisisel temizlik ve güvenli besin kaynaklari önem kazanir. Tedavide kaybedilen su ve tuz, yerine konulmalidir. Kolerali hastalar 3-6 gün içinde iyilesirler. Kolera özellikle yolculuk yapanlarda saglik sorunu olusturabilir, kaynatma, klorlama ve iyot eklenmesi suyu kolera açisindan güvenli kilar.
Kriptosporidiozis
Cryptosporidium parvum adli parazit ile olusur. En önemli belirtisi sulu ishaldir. Karinda kramp, bulanti, hafif ates, su eksikligi ve agirlik kaybi olusur. Belirtiler parazit alindiktan 2-10 gün sonra ortaya çikar. Bagisiklik sistemi normal olan kisilerde hastalik birkaç gün nadiren bir-iki hafta sürer. Ancak parazit diskida daha uzun süre görülmeye devam eder. Bazen belirtiler tekrar edebilir. Çocuk ve yaslilarda uzun süreli ishal ve dehidrasyon tehlikeli olabilir. Bagisiklik sistemi zayiflamis hastalarda; örnegin, HIV +, kemoterapi alan kanser hastalari, organ nakli yapilmis hastalar ve bagisiklik sistemini baskilayici ilaç kullananlarda son derece ciddi ve uzun süre devam eder. Ishal varsa bol bol sivi tüketilmelidir. Parazit genelde yüzey sularinda ya da bunlarla karismis diger sularda bulunur. Bu nedenle daha çok bulasma yolu çesme sularidir. Multi-bariyer uygulamalar sulari bu parazitten arindirmada önem tasir. Klorlamaya dirençlidir. Yeterli dozda kullanilirsa ozon da bu paraziti öldürür. Ters ozmoz filtrasyon yönteminin bu parazitin oksitlerini ayirici etkisi vardir.
Malnütrisyon /Beslenme Bozuklugu
Özellikle gelismekte olan ülkelerde önemli bir saglik problemidir. Yeterli besin bulamama, yanlis besin seçimi vücudun enfeksiyon durumunda besin ögelerinin yeterli emilememesi ve vücutta kullanilamamasi malnütrisyona neden olur. Malnütrisyon hastalanma ve erken ölüm riskini artirir. Gelismekte olan ülkelerde 5 yas alti çocuklarin yaklasik yarisinin ölümünde rol oynar. Beslenme durumu bozulmus olan kisilerin enfeksiyon hastaliklariyla karsi karsiya kalmasinin en önemli nedenlerinden biri sagliksiz içme sularidir. Malnütrisyon durumunda asiri zayiflik, kas ve organ dokularinda ileri derecede kayip söz konusudur. Ishalden sikayet edenlerde besin kaynaklari yeterli saglansa dahi bu besinler yeterince kana karisamadigindan sekonder beslenme bozuklugu ortaya çikar. Bunun sonucunda ortaya çikan malnütrisyon bagisiklik sistemini zayiflattigindan diger enfeksiyon hastaliginin siddeti artar ve diger enfeksiyon etmenlerinin vücuda yerlesmesi kolaylasir. Savaslar ve dogal afetler alt yapi sistemlerini bozdugundan, bu dönemler güvenli suyun daha da önem kazandigi dönemlerdir. Malnütrisyonun önlenmesinde su temizligi ve hijyen çok önemlidir.
Tifo ve Paratifo
Tifo ve paratifo, Salmonella typhi ve paratyphi etkisiyle olusan enfeksiyon hastaliklaridir. Bu hastaligin bulasmasindaki en önemli yollardan bir tanesini su olusturur. Sindirim sistemi ve kan dolasimindaki bakteri enfeksiyonu tifo atesine neden olur ve buna bagli olarak istahsizlik, bas agrisi, kabizlik, ishal, gögüs bölgesinde kirmizi renkte lekeler, karaciger ve dalakta genisleme gözlenir. Ates 39-40 derece civarindadir. Mikroorganizma vücuda girdikten sonra, 1-3 hafta içinde bu belirtiler ortaya çikar. Paratifo atesinde bu belirtiler daha hafif seyreder. Bu hastalarin bir bölümü iyilestikten sonra da bakteriyi vücutlarinda tasimaya devam ederler. Tifo ve paratifo atesi geri kalmis ülkelerde içme sularinin güveni olmamasi nedeniyle daha yaygin olarak görülür. Dünyada yilda 17 milyon tifo vakasi görüldügü rapor edilmektedir. Bu hastaliklari önlemek için kisisel hijyen kurallarina uyulmasi ve besinlerin temizligine özen gösterilmesi ve en önemlisi güvenli su alimina dikkat edilmesi gerekiyor.
d. Suda Kalite ve Güven:
Güvenli su nedir?
Güvenilir su zararli bakteriler, zehirli materyaller ve kimyasallari içermeyen sudur. Lezzet, renk, koku ve sertlik derecesi suyun güvenilirligini etkilemez.
“Yüksek kaliteli su, politik sloganlardan, muhafazakarlarin rüyalarindan daha fazla bir seydir; yüksek kaliteli su, dogru miktarda, dogru yerde, dogru zamanda, sagligimiz, kendimizi yenilememiz ve ekonomik gelisme için zaruri olandir.”
(Senatör Edmund S Muskie, ABD, 1 Mart 1966'da yaptigi konusmadan)
Evde kullanilan suda KURSUN riskini en aza indirmek için ne yapmaliyiz?
Içmek, yemek pisirmek ve bebek besinlerini hazirlamak için mutfakta sadece soguk su muslugunuzu kullaniniz. Sicak akan suda kursun ve diger metaller daha çok bulunur. Eger muslugunuzu 6-8 saat kullanmadiysaniz soguk suyu açip sicakligi iyice düsene kadar akitin, daha sonra kullanin. Böylece borularda bekleme sirasinda birikmis metallerin atilmasini saglamis olursunuz.
Suda klor kalintilari (trihalometanlar) ve parazit tehlikesini en aza indirmek için ne yapmaliyiz?
Içme suyunuzu en az 1 dakika üzeri açik olarak kaynatin ve sogutun. Böylece tüm klor kalintilari buharla kaybolacak ve parazitler ölecektir. Eger bu suyu hemen kullanmayacaksaniz buzdolabinda saklayin.
Eger bagisiklik sisteminizi zayiflatan bir rahatsizliginiz varsa…
ABD Hastalik Önleme ve Kontrol Merkezinin (CDC) önerisine göre, içme suyu en az 1 dakika açik olarak kaynatilmali veya parazitleri yok eden bir filtrasyon sistemi ile temizlenmelidir. Diger bir yol distile edilmis veya ters ozmoz ile filtre edilip ozonlama uygulanmis sise sularinin tercih edilmesidir.
Sise sulari çesme sularindan farkli midir?
Evet. En önemli farklilik suyun kaynagidir. Sehir sulari genellikle göl, nehir, baraj ve bentlerden saglanir. Bu nedenle zararli ögelerin suya karisma riski fazladir. Sise sulari ise genelde koruma altina alinmis yer alti su kaynaklarindan elde edilir. Çesme ve sise sularinin dagitim sistemleri farklidir. Sehir sulari kilometrelerce uzunluktaki borularla evimize ulasirken, sise sulari fabrikalarda siselenirler. Sise sulari ayrica klor veya klorlama kalintilari içermez. Bu nedenle yapilarinda trihalometanlar bulunmaz. Sise sularinin çogu klor yerine oksijenin bir formu olan ozonla veya UV ile bakterilerden arindirilir. Klorlanmis çesme sulari bazen istenmeyen bir lezzet veya kokuya sahip olabilirken, bu koku sise sularinda görülmez. Çesme sularinda kursun ve alüminyum bulunma riski daha fazladir.
Kursun bulasmis içme sulari ve çocuklar....
Depo ve tanklarda bekletilmis içme sularina dikkat!
ABD'de kursun zehirlenmesi çocuklar için önemli bir çevre sagligi problemidir. 1988-1991 yillari arasinda 1-5 yas arasindaki 1.7 milyon çocukta kan kursun seviyelerinin yüksek oldugu (10 mikrogram/DL ve üzerinde) belirlenmistir. Bunun nedenini anlamak için Arizona Saglik Hizmetleri tarafindan yürütülen incelemede bu çocuklarin evlerindeki içme sularinin depodan evlere verildigi ve bu depodan gelen suyun kursun seviyelerinin sinir degerlerin 30 kat üzerinde oldugu saptanmistir. ABD güney-dogu Kaliforniya ve güney-bati Arizona'da yaklasik 11 bin ev ve isyeri su ihtiyacini depoda bekletilmis sudan karsilamaktadir. Bu yörelerde çocuklarin tolere edilebilir kursun alim limitinin 41 katindan daha fazla kursun almakta olduklari saptanmistir.
ÇOCUK IÇIN GÜVENILIR SU
Bebege verilecek suyun ve tabii ki mama hazirlanacak suyun güvenilir olmasi büyük önem tasimaktadir. Güvenli olmayan su çocugun pek çok hastaliga yakalanmasina neden olabilir.
Bunlar arasinda hastalik yapabilecek en önemli grubu mikroorganizmalar olusturur. Amipli dizanteri, basili dizanteri, para tifo ve tifo, kolera gibi hastalik etmenleri suda bulunabilir ve hastalik yapabilir. Bunlar genelde belirtilerini hizla gösterir ve genellikle de kusma, ishal ile ortaya çikarlar. Suya ayni zamanda uzun dönemde sagligi olumsuz etkileyebilecek tarim ilaçlari kalintilari, agir metaller ve solventler karismis olabilir. Bunlar eger belirtilen sinir degerlerin üzerindeyse mide bagirsak problemlerine, deride hassasiyete yol açabilir. Kanser ve diger kronik hastalik risklerini artirabilir.
Sudan gelebilecek zararli ögelerin çocugun sagligina etkileri su sekilde siralanabilir:
Nitrit: 6 ayin altindaki bebeklerde mavi bebek sendromuna yol açar. Bebegin renginde morarma ve kisa kisa nefes alma durumu ile ortaya çikar.
Kursun: Fiziksel ve zihinsel gelismede gecikme.
Bakir: Bulanti-kusma.
Mikroorganizmalar: Sindirim sistemi problemleri (ishal, kusma).
Dezenfektan artiklari (klor gibi): Gelismeyi olumsuz etkileyebilir.
